‘Dünya’yı Korumak Hepimizin Sorumluluğu’
Haber
15 Ekim 2026 - Perşembe 11:14
 
‘Dünya’yı Korumak Hepimizin Sorumluluğu’
Jeoloji Mühendisleri Odası’ndan Kritik Mesaj
Gündem Haberi
‘Dünya’yı Korumak Hepimizin Sorumluluğu’

 

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube 2. Başkanı Meltem Akdoğan, 15 Ekim Uluslararası Jeoetik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, iklim değişikliği, doğal afetler, plansız kentleşme ve doğal kaynakların korunması gibi konularda bilimsel bilginin etik sorumlulukla kullanılması gerektiğini vurguladı. Akdoğan, daha güvenli ve sürdürülebilir bir gelecek için farklı disiplinlerin ortak sorumluluk anlayışıyla hareket etmesi çağrısında bulundu.

2026’nın Jeoetik Günü Teması: Disiplinler Arasında Köprü Kurmak

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube 2. Başkanı Meltem Akdoğan, 15 Ekim 2026 Uluslararası Jeoetik Günü kapsamında yaptığı açıklamada, Uluslararası Jeoetiği Teşvik Derneği (IAPG) tarafından belirlenen “Disiplinler Arasında Köprü Kurmak, Sorumlulukları Birleştirmek” temasının önemine dikkat çekti.

Günümüzde giderek karmaşıklaşan çevresel ve toplumsal sorunların yalnızca bilimsel ve teknik yöntemlerle çözülemeyeceğini belirten Akdoğan; iklim değişikliği, doğal afetler, ekosistemlerin bozulması, doğal kaynakların tükenmesi, hızlı ve plansız kentleşme ile çevresel adaletsizliğin aynı zamanda etik sorumluluk meselesi olduğunu ifade etti.

JMO 2. Başkanı Akdoğan, doğa hakkında sahip olunan bilginin yanı sıra bu bilginin nasıl kullanıldığının ve alınan kararların sonuçlarının üstlenilmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı.

Jeoetik Nedir? Bilimsel Bilginin Sorumlu Kullanımı Önemli

Jeoetiğin, yerbilimsel bilginin üretilmesi, paylaşılması ve uygulanması süreçlerinde insanın Dünya ile kurduğu ilişkinin etik boyutlarını ele aldığını belirten Meltem Akdoğan, bilimsel bilginin toplumsal yarar gözetilerek kullanılmasının gerekliliğine işaret etti.

Akdoğan’a göre jeoetik yaklaşım, bilimsel kararların yalnızca teknik sonuçlarını değil, insan yaşamı ve toplum üzerindeki etkilerini de dikkate almayı gerektiriyor.

Bu nedenle yerbilimlerinin kendi sınırları içinde kalmaması gerektiğini ifade eden Akdoğan; doğa bilimleri, sosyal bilimler, beşerî bilimler, sağlık bilimleri, mühendislik, hukuk, ekonomi, eğitim, kamu politikaları ve yerel bilgi sistemleri arasında güçlü bir iletişim kurulmasının önemini vurguladı. Akdoğan, farklı disiplinlerin bilgi ve deneyimlerinin ortak bir zeminde buluşturulmasının, Dünya’nın karşı karşıya olduğu sorunlara kalıcı çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacağını kaydetti.

Türkiye’de Afet Yönetiminde Jeoetik Yaklaşımın Önemi

Türkiye’nin aktif fay sistemleri, deprem tehlikesi, zengin jeolojik ve biyolojik çeşitliliği, su ve maden kaynakları, kıyı alanları ve hızla değişen kentleşme yapısıyla jeoetik tartışmaların somut karşılık bulduğu bir ülke olduğunu belirten Meltem Akdoğan, afet yönetiminde bilimsel bilgi ve toplumsal sorumluluğun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle büyük depremlerin ardından edinilen deneyimlerin, mühendislik önlemlerinin tek başına yeterli olmadığını ortaya koyduğunu ifade eden Akdoğan; bilimsel verilerin yanı sıra kamusal sorumluluk, eğitim, toplumsal farkındalık, adalet ve etik karar alma süreçlerinin de afet risklerinin yönetiminde belirleyici olduğunu kaydetti.

JMO Adana Şube 2. Başkanı Meltem Akdoğan, afetlere karşı daha güvenli bir toplum oluşturulabilmesi için yalnızca teknik çözümlere değil, alınan kararların sonuçları karşısında sorumluluk üstlenen bir yönetim anlayışına da ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.

Doğal Kaynakların Korunmasında Ortak Sorumluluk Çağrısı

Jeoetik yaklaşımın güçlendirilmesinin insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlarla mücadelede öncelikli bir ihtiyaç haline geldiğini belirten Meltem Akdoğan, bilim insanları, karar vericiler, eğitim kurumları, yerel yönetimler ve toplum arasında güvene dayalı iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Doğal kaynakların kullanımı, kentsel planlama, afet risklerinin azaltılması ve jeolojik mirasın korunması gibi alanlarda yalnızca teknik imkânların değil, etik sorumlulukların da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Akdoğan, karar süreçlerinde şu soruların öne çıkması gerektiğini belirtti:

“Ne yapabiliriz, ne yapmalıyız ve bunu kimin sorumluluğunda gerçekleştirmeliyiz?”

Bu soruların birlikte ele alınmasının, bilimsel olanakların toplumsal yarar doğrultusunda değerlendirilmesine ve daha adil, güvenli ve yaşanabilir bir geleceğin oluşturulmasına katkı sağlayacaktır.

“Sürdürülebilirlik, Gelecek Kuşaklara Karşı Sorumluluğu da Kapsıyor”

Dünya’nın yalnızca üzerinde yaşanılan fiziksel bir ortam olmadığını belirten Akdoğan, gezegenin geçmişin izlerini, bugünün yaşamını ve gelecek kuşakların yaşam olanaklarını bir arada barındıran ortak bir yaşam alanı olduğuna dikkat çekti.

Sürdürülebilirliğin yalnızca doğal kaynakların gelecek kuşaklara aktarılmasıyla sınırlı olmadığını ifade eden Akdoğan; bilginin, sorumluluğun ve karar alma süreçlerinin kuşaklar ve disiplinler arasında adil biçimde paylaşılmasının da bu anlayışın bir parçası olduğunu vurguladı.

Meltem Akdoğan’dan Uluslararası Jeoetik Günü Mesajı

15 Ekim Uluslararası Jeoetik Günü dolayısıyla bilimsel bilgi ile etik sorumluluğun birlikte ele alınması çağrısında bulunan Meltem Akdoğan, farklı disiplinler arasında kurulacak iş birliklerinin hem toplumun hem de Dünya’nın geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Akdoğan, açıklamasında “Dünya’yı anlamak bilimsel bir sorumluluktur; Dünya ile uyum içinde yaşamak ise hepimizin ortak etik sorumluluğudur” mesajını verdi.

Jeoetik yaklaşımın yaygınlaştırılmasının daha bilinçli kararların alınmasına, doğal kaynakların korunmasına ve gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir Dünya bırakılmasına katkı sağlayacağını vurgulayan JMO Adana Şube 2 Başkanı Meltem Akdoğan, disiplinler arasında kurulacak her köprünün ortak sorumluluk bilincini güçlendireceğini ifade etti.

Kaynak: Editör:
Etiketler: ‘Dünya’yı, Korumak, Hepimizin, Sorumluluğu’,
Yorumlar
Haber Yazılımı